Kap? kapand???nda ??kan metalik ses, kemiklerin en derinlerine i?leyen, yank?l? bir ???l?kt?. ??erideki hava nefes al?namayacak kadar a??r de?ildi, hay?r. Daha k?tüsüydü: ?lüydü.
Sanki bu yer, zaman?n ba?lang?c?ndan beri hi? ya?amam??t?. Duvarlar ??plak betondu; nemli, pürüzlü ve üzerlerinde donmu? su damlac?klar?yla kapl?. Tavan boyunca uzanan borular?n i?inden arada bir metalik bir inleme yükseliyor, sonra yerini o a??r, u?ultulu sessizli?e b?rak?yordu.
Hücre No. 6. Alt? ki?i. Alt? yatak. Alt? g?lge. Ve tek bir lamba.
Lamba sabit yanm?yordu. Arada bir titriyor, ???k birka? saniyeli?ine soluyor, sonra geri geliyordu. O anlarda karanl?k, hücrenin i?inde bir canl? gibi geni?liyor, duvarlar? yutuyor ve insan?n i?ini oyan bir hi?lik hissi b?rak?yordu.
Aleksei ilk geceden beri uyumam??t?. Uyuyam?yordu. G?zlerini kapatt???nda bile o hastal?kl? ???k, g?z kapaklar?n?n i?inden s?z?p zihnine hücum ediyordu. Ya da belki ???k de?ildi.
Yan yatakta yatan Grigor nefes al?yordu. Düzensiz. Sanki her nefes, g?rünmez bir elin bo?az?n? s?kmas?na kar?? verilen bir mücadeleydi. ü? gündür tek bir kelime etmemi?ti.
G?revliler onlara bunun bir test oldu?unu s?ylemi?ti. “Dayan?kl?l?k testi.” “Vatan i?in.” “Bilim i?in.”
Bu kelimeler burada, bu beton mezarda anlam?n? yitiriyordu. Buras? bilim kokmuyordu. Buras?… so?uk kokuyordu.
D?rdüncü günün sabah?, i?eriye verilen yemek miktar? yar?ya indirildi. Metal kap? a??ld???nda i?eri dolan hava, d??ar?n?n daha da so?uk oldu?unu hayk?r?yordu. Tepsiler sessizce b?rak?ld?. Konu?ma yoktu. G?z temas? yoktu. Kap? kapand?. Yine o metalik ses.
Aleksei ekme?ini eline ald? ama yemedi. Parmaklar? titriyordu. A?l?ktan m?, so?uktan m?, yoksa ba?ka bir ?eyden mi oldu?unu ay?rt edemiyordu.
Bir ?ey de?i?mi?ti.
Gece boyunca bir ses duymu?tu. ?nce borulardan geldi?ini sand?. Sonra Grigor’un say?klamas? oldu?unu dü?ündü. Ama ses… kelime gibiydi. Anlam? olan bir ?eydi. Bir f?s?lt?. ?ok uzaktan geliyordu. Kal?n duvarlar?n arkas?ndan. Yerin alt?ndan. Ya da do?rudan kafas?n?n i?inden.
Be?inci gün. Uyku art?k bir hat?rayd?. G?z altlar? morarm??, hareketleri mekanikle?mi?ti. Di?er denekler de farkl? de?ildi. Sergey k??ede oturuyor, dizlerini g??süne ?ekmi? halde duvara bak?yordu. Pavel dudaklar?n? kanatana kadar kemiriyor, arada bir kendi kendine bir ?eyler m?r?ldan?yordu.
Ama en tuhaf? Nina’yd?. Nina dün gece boyunca ayakta durmu?tu. G?zleri kapal?yd?. Saatlerce. Kimse konu?mad?. Kimse onu durdurmad?. ?ünkü burada kimse kimseyi durduracak güce sahip de?ildi.
Sabah oldu?unda Nina yava??a yere oturdu ve tek bir cümle s?yledi: “Art?k daha yak?n.”
Kimse sormad?. Kimse cevap istemedi. Ama herkes ayn? ?eyi hissetmi?ti. So?uk artm??t?. Termometre hala eksi on g?steriyordu ama bu ba?ka bir ?eydi. Bu, kemi?in ili?inden gelen bir ü?ümeydi.
Yedinci günün gecesi lamba tamamen s?ndü. Bu ilk kez oluyordu. Karanl?k, bir ?rtü gibi inmedi. Sald?rd?. Bir anda hücre geni?ledi, duvarlar kayboldu. Nefes sesleri büyüdü. Aleksei ellerini ?nüne uzatt? ama hi?bir ?ey g?remedi.
This tale has been unlawfully lifted from Royal Road. If you spot it on Amazon, please report it.
Ve o anda ses tekrar geldi. Bu sefer daha net. Daha yak?n. Bir kelime.
“Burada.”
Aleksei irkildi. Ba??n? sa?a ?evirdi. “Kim var?” diye f?s?ldad?. Cevap gelmedi. Ama bir ?ey hareket etti. Karanl???n i?inde, hücrenin en uzak k??esinde. G?rülmedi. Ama hissedildi. So?uk o noktada daha yo?undu. Sanki karanl???n i?inde bir ?ekil vard? ve etraf?ndaki havay? emiyordu.
Lamba aniden tekrar yand?. Alt? denek de ayn? noktaya bak?yordu. Hi?biri konu?mad?. Ama hepsi g?rmü?tü.
Duvar?n üzerinde yeni bir yaz? vard?. Beton kaz?nm??t?. T?rnakla. Kanla.
“O BURADA”
G?revliler geldi?inde kimse konu?mad?. “Kim yapt??” diye sordular. Sessizlik. Hepsinin t?rnaklar? kontrol edildi. Hi?birinde beton tozu yoktu. Hi?birinin parmak u?lar?nda kan yoktu. Ama yaz? oradayd?. Ve yaz? yeni kaz?nm??t?.
Dokuzuncu gün. Deney notlar?nda bir de?i?iklik oldu. D??ar?daki g?zlem odas?nda oturan bilim insanlar?, kalp at??lar?n? izliyordu. Normalden yüksek. Ama düzenli. Ancak bir veri onlar? rahats?z etti: Gece 03:17’de. Alt? dene?in kalp at??? ayn? anda yükselmi?ti. Tam ayn? saniyede.
Kamera g?rüntüleri incelendi. Alt?s? da ayn? anda ba?lar?n? hücrenin sol k??esine ?evirmi?ti. Ayn? noktaya. Ve iki dakika boyunca hareket etmemi?lerdi. Sonra biri—Pavel—yava??a gülmeye ba?lam??t?. Sessiz. Bo?uk. K?r?k bir gülü?. Ama yüzünde mutluluk yoktu. Korku vard?.
Onuncu günün gecesi, Aleksei uyudu. Ya da ?yle sand?. Bir rüya g?rdü. Hücrenin i?inde de?ildi. Geni?, karanl?k bir bo?luktayd?. Ayaklar?n?n alt?nda zemin yoktu ama dü?müyordu. Kar??s?nda bir siluet vard?. ?nsan gibiydi. Ama oranlar? yanl??t?. Ba? hafif e?ik. Omuzlar uzun. Eller… normalden fazla uzun. Yüz yoktu. Ama bak?ld???n? biliyordu.
“Sen misin?” diye sordu Aleksei. Cevap bir ses de?ildi. Bir histi. So?uk. Ve kelime zihnine kaz?nd?:
“Henüz de?il.”
Aleksei ???l?k atarak uyand?. Ama ses ??kmad?. ?ünkü di?er be? ki?i de ayn? anda do?rulmu?tu. Ve hepsi ayn? ?eyi s?ylemi?ti:
“Henüz de?il.”
On ikinci gün. Sergey ?lü bulundu. Yatakta yat?yordu. G?zleri a??kt?. Yüzünde ?a?k?nl?k vard?. Vücudu donmam??t?. Kalp krizi denildi. Ama garip olan ?uydu: Sergey’in yüzünde, yana??ndan ?enesine kadar uzanan ince bir ?izik vard?. Sanki biri parma??yla yüzünü ?izmi?ti. Ama hücrede kesici bir ?ey yoktu. T?rnak izi de?ildi. Daha düzgün. Daha… bilin?li.
O gece duvardaki yaz? de?i?ti. “O BURADA” yaz?s?n?n alt?na yeni bir cümle eklendi:
“SIRADA S?Z VARSINIZ.”
Aleksei art?k korkmuyordu. Korku bir noktadan sonra yoruyordu insan?. Yerine ba?ka bir ?ey geliyordu. Kabulleni?. Ya da merak. Belki de en tehlikelisi buydu. Merak.
“Ne istiyorsun?” diye f?s?ldad? karanl??a. Bu sefer cevap geldi. Bir nefes gibi. Kulak dibinde.
“Kap?y?.”
Aleksei kap?ya bakt?. Kal?n metal. Kilitli. Ama ses kap?y? kastetmiyordu. Ba??n? tuttu. ?akaklar? zonkluyordu.
“Kap?y? a?.”
Ve o anda anlad?. Kap?… i?erideydi. Zihninde. Ve her ge?en gün biraz daha aralan?yordu.
On ü?üncü gün, g?zlem odas?ndaki ekip bir karar ald?. Deney sonland?r?lacakt?. Veriler yeterliydi. Ama prosedür gere?i son bir gece daha beklenecekti.
Son gece. Hücrede d?rt ki?i kalm??t?. Nina duvara bak?yordu. Pavel sessizdi. Grigor nefes alm?yordu ama hala hayattayd?.
Aleksei aya?a kalkt?. K??eye do?ru yürüdü. So?u?un en yo?un oldu?u noktaya. Elini uzatt?. Hi?bir ?ey yoktu. Ama bir ?ey vard?. Hava daha a??rd?. Daha yo?un. Parmak u?lar? uyu?tu. Ve karanl?k hafif?e dalgaland?. Sanki g?rünmez bir yüzeye dokunmu?tu.
Arkas?ndan Nina’n?n sesi geldi: “Onu g?rüyorsun.” Aleksei ba??n? sallad?. “Hay?r.” Nina gülümsedi. “Ben de.”
Saat 03:17. Kameralar bir saniyeli?ine karard?. Sadece bir saniye. Ama yeterliydi. G?rüntü geri geldi?inde hücre bo?tu. Kap? hala kilitliydi. Pencereler yoktu. Havaland?rma delikleri insan ge?emeyecek kadar kü?üktü. Ama i?eride kimse yoktu.
Duvar?n k??esinde yeni bir yaz? vard?. Bu sefer düzgün harflerle. Sanki bir el yazm??t?. Ama insan eli gibi de?ildi.
“TE?EKKüRLER.” Ve alt?na kü?ük bir sembol ?izilmi?ti: ü? paralel ?izgi. G.
So?uk o gece ilk kez eksi yirmiye dü?tü. Ama hücre art?k bo?tu. Yine de i?eride bir ?ey kalm??t?. ?ünkü ertesi sabah g?zlem odas?ndaki gen? teknisyen, monit?re bakarken kulakl???n? ??kard?.
Bir ?ey duymu?tu. F?s?lt?. ?ok net. ?ok yak?n.
“Buraday?m.”
Ve ekran?n siyah yans?mas?nda, arkas?nda duran bir siluet g?rdü. Ama odada yaln?zd?.

